Kayıt ol
Şifreniz Mail adresinize gönderilecektir.

                                         Türkiye, sismik olarak oldukça aktif bir ülkedir ve hem Avrasya levhası, hem de Arap levhası ile Afrika levhası arasında yer almaktadır. Ayrıca; kendi sınırları içerisinde Kuzey Anadolu Fay HattıDoğu Anadolu Fay Hattı ve Batı Anadolu Fay Hattı ile deprem kuşağındadır. Doğu Anadolu ile Kuzey Anadolu Fay Hatları yanal atılımlarla gerçekleşirken, Batı Anadolu Fay Hattı ise normal faylarla gerçekleşerek Ege’nin genişlemesine sebep olmaktadır. İranIrak sınırında yer alan ve Afrika levhasının ana parçalarından biri olan Bitlis-Zagros Fay Hattı ise, Türkiye’nin doğusuna itme kuvveti uygulamaktadır ve bu yüzden dalma-batma zonu gerçekleşmekte, bu sebepten dolayı Doğu Anadolu Bölgesi her yıl birkaç milimetre yükselmektedir.

Ülkemizde 1900’lü yıllardan bu yana; 1903 Muş Malazgirt depreminde  600 kişi,1912 Tekirdağ Mürefte depreminde 216 kişi,1914 Burdur depreminde 300 kişi,1924 Erzurum Pasinler depreminde  60 kişi,1926 Kars depreminde 355 kişi,1928 İzmir  Ödemiş depreminde 50 kişi,1929 Sivas Suşehri depreminde 64 kişi,1930 Hakkari depreminde 2514 kişi,1935 Kars Digor depreminde 200 kişi,1938 Kırşehir depreminde 160 kişi,1939 İzmir Dikili depreminde 60 kişi, 1939 Erzincan ‘da Türkiye sınırları içerisinde yaşanmış en şiddetli ve büyüklük olarak kaydedilen en büyük depremde 33000 kişi ,1941 Van Erciş depreminde 192 kişi,1942 Tokat Niksar depreminde 3000 kişi,1943 Adapazarı Hendek depreminde 336 kişi,1943 Kastamonu Tosya depreminde 4000 kişi,1944 Bolu Gerede depreminde 3959 kişi,1946 Muş Varto depreminde 839 kişi,1949 Bingöl Karlıova depreminde 450 kişi,1951 Çankırı Kurşunlu depreminde 50 kişi,1953 Çanakkale Yenice depreminde 265 kişi,1957  Bolu Abant depreminde  52 kişi,1966 Muş Varto depreminde 2408 kişi,1967 Bolu Mudurnu depreminde 89 kişi,1968 Amasra depreminde 29 kişi,1969 Manisa Alaşehir depreminde 53 kişi hayatını kaybetmiş, bu can kayıpları tüm Türkiye’yi  yasa boğmuştu.

 

Yakın tarihte ülkemizde ;

28 Mart 1970 tarihinde, mahallî saatla 23.00’ten az sonra, merkezi Kütahya‘nın batısındaki Gediz yöresinde meydana gelen  Gediz Depreminde Batı Anadolu sarsılmıştır. Bu depremi daha başka sarsıntılar takip etmiş ve haftalar sonra dahi farklı büyüklükte sarsıntılar ve ufak depremler hissedilmiştir. Depremin dış merkezi 39.2°N ve 29.5°E olarak verilmektedir. Sarsıntının büyüklüğü Richter ölçüsüne göre 7,6 idi. Yaklaşık olarak 3000 km2 genişliğindeki sarsıntı alanında takriben 3500 ev tamamen yıkılmış, 7000 ev ağır surette ve 10.600 den fazla bina da fazla ölçüde hasara uğramıştır. 33.000 aile, yaklaşık olarak 80.000 kişi barınaksız kalmış, 6 saniye süren depremde 800 kişi(yabancı kaynaklarda 1086 kişi)  hayatını kaybetmiş ve 520 (yabancı kaynaklarda 1260 kişi) yaralanmıştır.
Deprem sonrasında yıkılan ve tamamen harabeye dönüşen şehrin Uşak yolu üzerinde 7 km ilerisine Kadınlar Pazarı denilen mevkiide yeniden bir şehir kurulmuş ve yıkılan şehre “Eski Gediz” adı verilmiştir. Kadınlar Pazarı mevkii Gediz’in 7 km güneyinde Şaphane Dağı eteklerinde yer alır. Kütahya ve çevresinde etkin olan diğer depremler ise 1928 Emet 6.2, 1944 Şaphane 6.2, 1970 Gediz 7.2, 1970 Çavdarhisar 5.9 ve 2011 Simav 5,9 bu depremler bölgede ağır hasar vermiştir.

                    

 

22 Mayıs 1971 tarihinde merkez üssü Türkiye’nin Bingöl ili olan  Depremin büyüklüğü 6,8 Ms olarak ölçüldü.  Bingöl Depremi  878 kişi hayatını kaybetti, 700 kişi yaralandı, 9111 bina hasar gördü veya yıkıldı. Depremin merkezi Bingöl merkeze 10 km mesafedeki Göynüksuyu Vadisi ile Çapukçur Ovası’nın kesiştiği yerdir Ana depremden bir gün önce orta şiddetli bir yer sarsıntısı meydana geldi, ana depremden sonra 1 ay süreyle artçı sarsıntılar devam etti. Deprem, Bingöl’ün yanı sıra Erzincan’ın bazı köylerinde de yıkımlara ve ölümlere yol açtı.

 

6 Eylül 1975 tarihinde yerel saatle 12:20’de  Lice ilçesi ve köylerinde oluşan 23 saniye süren şiddetli yer sarsıntısını  Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü depremin büyüklüğünü 6,6 Ms olarak açıkladı. Lice Depreminde  2385 kişi hayatını kaybetti , 8149 bina hasar gördü veya yıkıldı. Bazıları maddi hasarlara sebep olan 3-4 ay süresince artçı sarsıntılar devam etti.Özellikle köylerdeki yapı malzemesinin kerpiç olması ölü sayısının artmasına sebep oldu. Depremin ardından ulaşım yetersizlikleri nedeniyle kırsal bölgelere yardımların ulaştırılması gecikti. Deprem sonucu Lice, Hani, Hazro, Kulp, Dicle, Silvan, Ergani ve Diyarbakır çevresindeki yapıların 8.159’u ağır, 4.550’si orta ve 7.283’ü hafif hasar gördü ve ölümler meydana geldi. Elazığ, Şanlıurfa, Mardin, Muş, Siirt’te maddi hasar meydana geldi.

           

 

24 Kasım 1976 tarihinde yerel saatle 12:22’de merkez üssü Van’ın Muradiye ilçesi Çaldıran bucağı olan 7,5 Ms büyüklüğündeki  Çaldıran depreminde  3840 kişi hayatını kaybetti,, 9232 bina hasar gördü. 2000 kilometrekarelik bir alandaki evlerin %80’i yıkıldı.Depremin yanı sıra bölgede gece hava sıcaklığının -17 dereceye kadar düşmesi sonucu donma nedeniyle de ölümler oldu. Yağmur ve kar yağışları nedeniyle kurtarma ve yardım çalışmaları gecikti. Deprem en çok Muradiye ve çevre ilçeler olan Erciş ve Özalp’de can ve mal kaybına sebep oldu. 3.304 kişilik nüfusa sahip Çaldıran’da evlerin %95’i yıkıldı ve 615 kişi öldü. Ağrı iline bağlı Diyadin ve Taşlıçay ilçeleri dolayları da etkilendi.7,9 Ms büyüklüğündeki 1939 Erzincan depreminden sonra o güne kadarki Anadolu’da yaşanan en şiddetli depremdir. Bölgenin yaşadığı en büyük depremlerden biri olan bu depremin büyüklüğü 7,5 Ms olarak ölçüldü. Birçok kişi deprem sonrasında evsiz kaldı.

 

                           

 

30 Ekim 1983’te, Erzurum ve çevresinde büyük hasara ve önemli ölçüde can kaybına neden olan  Büyüklüğü 6,9 Ms olarak belirlenen Erzurum Depreminde 1.155 kişi hayatını kaybetti, 537 kişi yaralanmış, 3.241 konut ağır, 3 bin konut orta ve 4 bin konut hafif hasar görmüş, 30 bini aşkın hayvan telef olmuştur. Erzurum-Kars depreminin oluştuğu alan Türkiye’nin birinci derece tehlikeli deprem bölgesidir.

 

13 Mart 1992 tarihinde yerel saatle 19:08’de Türkiye’de Erzincan ilinin güneydoğusunda meydana gelen  ve büyüklüğü 6,8 Ms olarak belirlenen Erzincan Depreminde  653 kişi hayatını kaybetti , 8057 bina hasar gördü veya yıkıldı. Bu deprem 1939 Erzincan Depremi’nin merkez üssü yakınındadır. Kuzey Anadolu Fayı üzerinde bulunan Erzincan, bu depremle beraber tarihindeki altıncı büyük depremi yaşamıştır. Deprem Erzincan’da can kaybına ve maddi hasara, Erzurum ve Bingöl’de ise maddi hasara sebep oldu. Kamu binalarının da hasar görmesi yardım çalışmalarını yavaşlattı. Yapıların birçoğunun 1939 Erzincan Depremi sonrası 1940’ta çıkarılan deprem yönetmeliğine uygun yapılmadığı anlaşıldı.

                  

 

1 Ekim 1995 tarihinde yerel saatle 17:57’de  Afyonkarahisar ilinin Dinar ilçesinde meydana gelen ve  Büyüklüğü 6,1 Ms olarak belirlenen  Dinar Depreminde  90 kişi hayatını kaybetti, 14.156 bina hasar gördü. Dinar’ın çevre köyleri olan Yakaköy, Kızıllı ve Yapağılı’da da hasara sebep oldu. Bu bölgenin 2000 yıllık tarihinde yüksek şiddetli en az 18 deprem meydana geldi. Cumhuriyet döneminde ise Dinar’da 1925 ve 1971 yıllarında etkili depremler yaşanmıştı. Ana depremden altı ay önce bölgede yer sarsıntıları başladı ve deprem gününe kadar 77 öncül yer sarsıntısı meydana geldi. Depremden sonraki bir ay içerisinde ise 660 artçı sarsıntı kaydedildi.

 

              

27 Haziran 1998 tarihinde yerel saatle 16:55’te Çukurova olarak bilinen Türkiye’nin güney bölgesini vuran yaklaşık 6,2 büyüklüğündeki Adana-Ceyhan depremi ,Adana ve Adana bölgesinin en kalabalık yöresi olan Ceyhan’ı ve bu iki şehir arasında Ceyhan Nehri boyunca yerleşmiş olan köylerde 145 kişinin ölümüne, 1.500 kişinin yaralanmasına ve binlerce kişinin evsiz kalmasına yol açtı. Ceyhan ilçesinde kayıpların ve hasarın çoğu binaların mühendislik yetersizliğinden kaynaklandı. Toplam ekonomik kayıp tahminen 1 milyar US$ dır.Depremde Adana’da 128 Osmaniye’de 7 Mersin’de 4 Hatay’da 5 kişi hayatını kaybetti.

               

 

17 Ağustos 1999 sabahı, yerel saatle 03:02’de Richter ölçeğine göre 7,5 Mw büyüklüğünde gerçekleşen, Kocaeli/Gölcük merkezli Gölcük Depremi, büyük çapta can ve mal kaybına neden olmuştur.17 Ağustos depremi tüm Marmara Bölgesi’nde, Ankara’dan İzmir’e kadar geniş bir alanda hissedildi. Resmî raporlara göre 17.480 ölüm, 23.781 yaralanma oldu. 505 kişi sakat kaldı. 285.211 ev, 42.902 iş yeri hasar gördü.Resmî olmayan bilgilere göre ise yaklaşık 50.000 ölü, ağır-hafif 100.000’e yakın yaralı olmuştur. Ayrıca 133.683 çöken bina ile yaklaşık 600.000 kişi evsiz kalmıştır. Yaklaşık 16.000.000 insan, depremden değişik düzeylerde etkilenmiştir. Bu nedenle Türkiye’nin yakın tarihini derinden etkileyen en önemli olaylardan biridir. Deprem gerek büyüklük, gerek etkilediği alanın genişliği, gerekse sebep olduğu maddî kayıplar açısından son yüzyılın en büyük depremlerinden biridir. Yakın tarihte bu bölgede Adapazarı merkez üssü olmak üzere 1943, 1957, 1967 yıllarında şiddetli depremler olmuştur. Geçmişteki tarihlere bakıldığında, ortalama 30 senede bir bu bölgede büyük depremler olmaktadır. 1999 depreminden sonra da belirli periyotlarda ve çeşitli büyüklüklerde depremlerin beklenmesi, bu fay hattının karakteristik özelliğinden kaynaklanmaktadır.

Depremin bu kadar çok can kaybına yol açmasının sebebi olarak kaçak yapılar, standartlara uygun olmayan binalar, uygun olmayan gevşek zemindeki yapılaşmalar ve daha ucuza mal etmek için malzemeden çalan müteahhitler gösterilmektedir. Depremden sonra zorunlu deprem sigortası gibi bir takım düzenlemeler getirilmiştir. Depremden sonra yapım hatalarından çöken binaların müteahhitlerine yaklaşık 2100 dava açılmıştır. Bu davalardan 1800’ü hukukî boşluklardan dolayı cezasız sonuçlanmıştır. Geriye kalan 300 davanın 110 kadarında ceza verilmiş, birçoğu ertelenmiştir. Bunun dışında kalan davalar ise 16 Şubat 2007 tarihinde 7 buçuk yıl geçtikten sonra zaman aşımına uğramış ve düşmüştür. Deprem sebebiyle ;Bolu’da 270  Bursa’da 268,Eskişehir’de 86, İstanbul’da 981, Kocaeli’de  9.477, Sakarya’da 3.891,Yalova’da 2.504,Zonguldak’ta  3 olmak üzere toplam 17.480 kişi hayatını kaybetmiştir.

 

           

 

12 Kasım 1999 Cuma günü saat 18.57’de  büyüklüğü 7.2 ve merkez üssü Düzce olan ,30 saniye süreyle etkili olan Düzce Depremi , pek çok ilin yanı sıra Ukrayna’dan da hissedildi.Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezi’nin açıklamasına göre, ölü sayısı 845, yaralı sayısı 4948, depremde hasar gören ve derhal yıkılması gereken bina sayısı 3395, yıkık ya da ağır hasarlı ev sayısı 12939, iş yeri sayısı ise 2450’dir.

        

 

Günümüzde son 20 yıllık süreçte ise ;

3 Şubat 2002 tarihinde Afyon’a bağlı Sultandağı ve Çay ilçelerinde etkili olan art arda iki deprem meydana gelmiştir. İlk deprem, yerel saatle 09:11’de Eber Gölü’nün güneyinde 6.5Mw büyüklüğünde; ikinci deprem ise saat 11:26’da Çay’ın batısında 5.8Mw büyüklüğünde meydana gelmiştir. Çay-Sultandağı Depremi Konya, Ankara, Eskişehir, Kütahya ve Isparta illerinde hissedilmiş, özellikle Çay, Sultandağı, Bolvadin, Çobanlar, Şuhut, İscehisar ve Afyon şehir merkezinde etkili olmuş, 42 kişinin ölümüne ve 4400 yapının ağır hasar görmesine neden olmuştur.

                     

 

1 Mayıs 2003 tarihinde yerel saatle 03.27’de gerçekleşen, Türkiye’nin doğusunu etkileyen, 6,4 büyüklüğündeki Bingöl Depreminde ,bölgede en az 176 kişi hayatını kaybetti, 625 bina çöktü veya ağır hasara meydana geldi. Çeltiksuyu’ndaki yatılı okulda koğuş bloku çöktüğünde 84 can kaybı meydana geldi.

           

 

23 Ekim 2011 günü Türkiye saati ile 13.41’de Van’da meydana gelen ve 25 saniye süren  Van depreminde ,merkez üssü Van’a 17 kilometre uzaklıktaki Tabanlı köyüydü.. Yapılan değerlendirmelerde depremin büyüklüğü; Kandilli Rasathanesi’nden daha sonra yapılan açıklamada, depremin şiddetinin depremin merkez üssünde 9.0 olduğu belirtildi ve depremin moment büyüklüğü 7.2 Mw olarak belirtildi. Hakkâri, Ağrı, Iğdır, Erzurum, Kars, Bingöl, Muş, Bitlis, Siirt, Batman, Mardin, Diyarbakır, Şanlıurfa gibi çevre illerde İran ve Kuzey Irak’ta da hissedilen depremde binalar yıkıldı, elektrik ve telefon hatları kesildi. Richter ölçeğine göre 7.2Mw büyüklüğündeki deprem, Cumhuriyet tarihi boyunca Anadolu’da meydana gelen en büyük depremlerden biri olarak kayıtlara geçti. Van – Erciş karayolu üzerinde üç ayrı noktada çökme meydana geldi. Çökmeler nedeniyle karayolu ulaşımının sağlanmasında güçlükler yaşandı. Van merkezde, doğalgaz boru hattında meydana gelen sızma nedeniyle doğalgaz akımı kesildi. Bazı mahallelerde boru hatlarında meydana gelen patlama nedeniyle, şehrin bazı kesimlerine su verilemedi.Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde öğretime bir hafta süreyle ara verildi. Türkiye saati ile 13:41’de meydana gelen ana depremin ardından 30 Ekim’e kadar Richter ölçeğine göre 2 Mw’den büyük 1561 artçı sarsıntı yaşandı; bu sismik hareketlilikler Doğu Anadolu Bölgesi’nin birçok yerinde hissedildi. 9 Kasım günü akşam saatlerinde 5.6Mw şiddetinde meydana gelen ve bölgedeki 5 istasyon tarafından kaydedilen  deprem, 25 binanın daha yıkılmasına; 25 binanın yıkıldığı, 40 kişinin öldüğü ve 30 kişinin enkazlardan sağ kurtarıldığı bilgisi verilmiştir, ,. Kısa süre sonra Kandilli Rasathanesi Ulusal Deprem İzleme Merkezi Müdürü tarafından bu depremin artçı değil, yeni bir deprem olduğu açıklandı. (Habertürk spikeri Duygu Canbaş canlı yayında “Her ne kadar Van’da olsa da acımız büyük” dedi ve gelen tepkilerden sonra “dilinin sürçtüğünü” söyleyerek özür dilemek zorunda kaldı. ATV’de yayınlanan Tatlı Sert programında, programın sunucusu Müge Anlı, “Herkes haddini bilecek. Yeri geldi mi taş atacaksın, Mehmetçik’i kuş avlar gibi avlayacaksın sonra zor günlerde canım cicim deyip, yardım isteyeceksin. O polisler hemen yardımına koştu oradakilerin. O taş atanların eli kırılsın. Askerlerimize polislere zeval vermesin” ifadelerini kullandı.)

Van’da yaşayan binlerce insan bu depremden sonra bölgeyi terk etmiştir, kalanlar ise soğuk kış aylarında yazlık çadırlarda kışı geçirmeye çalışmaktadır. Van valiliğinin gönüllülerle beraber yürüttüğü çalışmlar sayesinde agır hasarlı birçok bina kayıt altına alınıp acil tedbir alınması için ilgili makamlara resmi olarak raporlanmıştır. Bu çalışmalar sonucunda tehlike yaratan ağır hasarlı binaların yıkım çalışmalarına başlanmıştır.Depremde yıkılan ve 24 kişinin yaşamını yitirdiği Bayram Oteli’ne ilişkin davada, otelin sahibi Tevfik Bayram’a “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet vermek” suçundan 15 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası verildi.

                

 

 

Ve bugün ACI’yı İzmir’de yaşıyoruz !

30 Ekim 2020 depreminin merkez üssünün 250 km içindeki bölge, son 100 yıl içinde 6 Mw’den büyük başka 29 depreme ev sahipliği yapmıştır. Depremin büyüklüğünü Kandilli Rasathanesi 6,9 Mw, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) 6,6 Mw, Atina Jeodinamik Enstitüsü 6,7 ML, ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu (USGS) ve Avrupa-Akdeniz Sismoloji Merkezi 7,0 Mw olarak açıkladı.Deprem sonucu küçük çapta bir tsunami oluştu. Oluşan tsunami sonucu Seferihisar’da bir kişi boğularak yaşamını yitirdi. Ayrıca depremin ardından en büyüğü 5,2 Mw olan 1855 artçı deprem meydana geldi. Deprem ve deprem sonucu oluşan tsunami, Türkiye’nin Ege Bölgesinde, Yunanistan’ın Kuzey Ege ve Güney Ege bölgelerinde can kayıplarına ve maddi hasarlara sebep oldu. AFAD’ın yaptığı açıklamaya göre, Türkiye’de 1’i boğulma sonucu olmak üzere toplam 114 kişi hayatını kaybetti ve 1035 kişi yaralandı. İzmir’in Bayraklı ve Bornova ilçelerinde çok sayıda bina yıkıldı. Yunanistan’da ise 2 kişi öldü ve 10 kişi yaralandı, Sisam adasındaki Meryem Ana Kilisesi yıkıldı.

               

 

 

Sonuçta her felaketin ardından tüm Ülke yasa boğuluyor.

  • Vatandaşların daha hassas davranması,makyajlı binalara aldanmaması gerekiyor.
  • Önüne gelenin Müteahhit ! olmaması gerekiyor,
  • Para kazanmaya odaklanarak dikilen binalarda yaşamaya devam edilmesinin önlenmesi ve yerel yönetimlerin riskli binalarda gerekli şekilde takibi yapması gerekiyor.
  • Binaların depreme dayanıklılık tespitinin kamu kurumları tarafından yapılması, bu işin yeni bir rant alanı yaratmasına müsaade edilmemelidir.
  • Binasında hasar ya da risk tespit edilenlerin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından belirlenen lisanslı kuruluşlara ya da özel mühendislik bürolarına başvurmaları gerekmektedir ancak bu işlemin ücreti ortalama 750 TL ila 4 bin 500 TL. Hasar tespiti yaptırmaktan kaçınılmasını önlemek için yeni uygulamalar hayata geçirilmelidir.
  • Toplanan deprem vergilerinin amacına uygun kullanılması gerekiyor.
  • İmar kanunu hakkıyla tatbik edilmelidir.

 

 

 

http://www.tumgiad.com.tr

 

Please follow and like us:
error

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.