Kayıt ol
Şifreniz Mail adresinize gönderilecektir.



Bakan yaptığı değerlendirmede, ‘’ Türkiye’yi uzay yarışında öne çıkaracak, şimdiye kadar yaptığı altyapı yatırımlarını ekonomik değere dönüştürecek ve bu manada da ülkemizi refah seviyesi yüksek bir ülke haline getirecek” dedi. Sözlerine devam eden Varank,’’ Türkiye’de uzay çalışmalarına zaten bütçeler ayrılıyor. Türkiye’nin ilk yerli ve milli gözlem uydusu İMECE, 70 milyon doların, Türksat 6A, kendi haberleşme uydumuz, 200 milyon doların üzerinde bir proje. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının Ar-Ge bütçesinin yüzde 20’si de TUA’ya aktarılıyor. Türkiye bütün bu faaliyetleri 5,4 milyon dolarla yapacak demek doğru değil” diyor.

Bakan Varank, TRT 1’de yayınlanan Pelin Çift ile Gündem Ötesi programının konuğu oldu, Milli Uzay Programı başta olmak üzere, diğer soruları da yanıtladı. Varank, uzay alanında geliştirilen kabiliyetlerin katma değerli ve yüksek teknolojili üretimi sağlayacağını belirterek, milli güvenliğin de uzayla ilişkili olduğuna dikkati çekti.

Türkiye’nin uzay alanında önemli çalışmalar yaptığına işaret eden Varank, ülkenin bu alandaki kabiliyetlerini daha da yukarı çıkarabilmek için Türkiye Uzay Ajansı (TUA) ve ülkedeki tüm paydaşlarla gelecek 10 yıllık yol haritası hazırladıklarını anlattı. Hedefler arasındaki Ay misyonuna değinen Varank, 2023’te Ay’la ilk temasın gerçekleştirilmesini, 2028’de Ay’a yumuşak iniş yaparak bir uzay aracını Ay yüzeyine indirmeyi, burada bilimsel çalışma yapmayı hedeflediklerini dile getirdi.

Uzay aracı hibrit motorlu olacak

Varank, Türkiye’de 2,5 tonluk bir aracı Dünya yörüngesine çıkaracak bir fırlatma teknolojisi bulunmadığını belirterek, “2023’te öncelikle uluslararası iş birliğiyle uzay aracını Dünya yörüngesine çıkaracağız, uzay aracımız hızını aldıktan sonra kendi milli hibrit motorumuzla Ay’a ulaşmayı başaracak.” ifadesini kullandı.

Böylelikle şimdiye kadar geliştirilen kabiliyetlerin test edileceğini dile getiren Varank, Delta V’de geliştirilen motor teknolojisinin testlerinin devam ettiğini, yazın yeni bir ateşlemeyle 100 kilometre denilen uzay sınırının ötesine geçmeye çalışılacağını kaydetti.

Varank, uzaydan bir ekonomi elde etmek istediklerinin altını çizerek, TÜBİTAK UZAY’ın geliştirdiği yerli ve milli ekipmanların da ticarileşebilmesi için uzay ortamında test edilmesinin önemli olduğunu söyledi.

“Uygun kişiyi seçeceğiz”

Uzaya bilimsel çalışmalar yapmak üzere gidecek Türk vatandaşının gençlere de rol model olacağına işaret eden Varank, şunları kaydetti:

“Bizim göndereceğimiz vatandaşımız böyle bir misyona da sahip olacak. Öncelikle bilimsel çalışmaya karar vermemiz lazım. Çalışmanın niteliğine göre bilim insanının hangi alandan seçileceğine karar verilecek. Bunu 2023’e yetiştirmek istiyoruz. Önümüzdeki 4-5 ay içinde uzaya göndereceğimiz vatandaşımızı seçmemiz gerekiyor. Bilimsel çalışmaya karar verdikten sonra hedefimiz 2 ya da 3 insanımıza bu eğitimleri aldırmak. Oldukça zorlu eğitimleri almasını sağlayacağız. Rusya, ABD bu eğitimleri veriyor, oldukça yoğun eğitimlerden bahsediyoruz. Fizyolojik, psikolojik özellikleri karşılamaları gerekiyor, uzay aracıyla ilgili temel eğitimleri almaları gerekiyor. Bunları da dikkate alarak adaylarımızı seçeceğiz, eğitimlere yollayacağız. 2 senelik eğitimden sonra da bir vatandaşımızı uzaya göndereceğiz. Bilimsel misyonu yerine getirebilecek uygun kişiyi seçeceğiz.”

Faydalı yükleri uzaya çıkarabilmek için bir uzay limanı işletmesinin önemine değinen Varank, şöyle devam etti:

“Türkiye, coğrafi konum olarak ağır yükleri uzaya çıkarmakta ticari olarak rekabetçi bir konumda değil. Dolayısıyla uzay limanı işletmesindeki muradımız 2 hedef aslında. Biri 100 kiloya kadar uyduları kendi ülkemizden kendi roketlerimizle uzaya çıkarabilecek bir fırlatma üssü kurmak, ikinci hedefimiz de uluslararası iş birliğiyle coğrafi konum olarak daha avantajlı bölgede uluslararası iş birliği yaparak bir uzay limanı işletmesi kurmak. Şu anda Türkiye’deki en uygun yerle ilgili tespitler yapılmış durumda. Ekvator’a yakın bir ülkeyle ortak uzay limanı işletmesi kurmayla ilgili çalışmamızı başlattık. Hedefimiz 10 yıl içinde bunu başarabilmek.”

Varank, Uzay Teknoloji Geliştirme Bölgesi hakkında da konuşarak, bu alanda ekosistem oluşturmayı önemsediklerini, burada teknoloji geliştirmek isteyen şirketleri bir arada toplayacaklarını ve TUA’nın yönetim merkezinin bu bölgede yer alacağını bildirdi.

Doğru zamanda doğru teknolojilere yatırım yapılmasının önemini vurgulayan Varank, Türkiye’nin Otomobili’ni de yüzde 100 elektrikli olarak geliştirmeye başladıklarını hatırlattı.

Please follow and like us:
error

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.