Kayıt ol
Şifreniz Mail adresinize gönderilecektir.

ASALA  ;1975 yılında Lübnan İç Savaşı esnasında, Beyrut şehrinde, sempatizan Filistin Halk Kurtuluş Cephesi’nin yardımı ile  Agop Agopyan tarafından  kurulmuştur.

Agopyan’a göre, örgütün temel amaçları Ermeni ilkesininin dünya kamuoyuna tanıtılması ve yurtdışı Ermeni toplumunda milliyetçi duygunun yükseltilmesi olmuştur. ASALA bağımsız bir Ermenistan kurmak, Ermeni Kırımı’nın Türkiye Cumhuriyeti tarafından soykırım olarak kabul edilmesini ve tazminat ödenmesini sağlamak ve Büyük Ermenistan için çalışmıştır. ASALA militanları bir dönem Yunanistan ve Suriye İstihbarat servislerinin her türlü eğitim, öğrenim ve lojistik destek kolaylıklarından yararlanmışlardır. 1970’li ve 1980’li yıllarda, genelde Türk hedeflere karşı saldıran ASALA, aynı zamanda değişik nedenlerle Madrid’de Trans World Airlines ve Los Angeles’ta Air Canada ofislerini de bombaladı. Asala’nın eylemlerinde 1979 yılından itibaren artış gözlenmeye başlandı. Eylemciler, 21 ülkenin 38 kentinde, 39’u silahlı, 70’i bombalı, biri de işgal şeklinde olmak üzere toplam 110 silahlı saldırı gerçekleştirdi. Bu saldırılarda Türkiye’nin 42 diplomatı ile 4 yabancı uyruklu kişi hayatını kaybederken, 15 Türk ve 66 yabancı uyruklu kişi de yaralandı.

 

ASALA’nin Türkiye içindeki ilk eylemi 1982’nin 7 Ağustos tarihinde Ankara Esenboğa Havalimanı’nda gerçekleştirdiği bombalı saldırı olmuştur. Saldırı sonucunda 9 kişi hayatını kaybetmiş, 72 kişi yaralanmıştır.( Bir kişinin KLM havayolu şirketinin check-in bölgesindeki kalabalığın ortasında bir bomba patlatıp ikinci bir kişinin de pasaport kontrolünden geçmekte olan KLM yolcuları ve pasaport kontrol memurları üzerine hafif makineli tüfekle ateş açması ile başlamıştır. İsimleri Zohrab Sarkisyan ve Levon Ekmekçiyan olan saldırganlar tarafından yapılan bu saldırının hemen öncesinde faillerden birinin “Bizden bir milyon kişi öldü, sizden 25 kişinin ölmesi ne fark eder?” diye bağırdığı duyulmuştur. Bunun ardından silahlı saldırganlar kafeteryaya koşmuşlar ve burada yirmi kişiyi rehin almışlardır. Daha sonra olay bölgesine güvenlik güçlerinin gelmesiyle sıcak çatışmalar başlamıştır. Güvenlik güçlerinin müdahalesi sonucu eylemi gerçekleştirdiği Zohrab Sarkisyan adlı örgüt üyesi ölü, kendisi ise yaralı olarak ele geçirildi ve tedavisinin ardından Mamak Askeri Cezaevi’ne gönderildi. Yargılamanın ardından 7 Eylül 1982’de idam cezasına çarptırılan Ekmekçiyan, 28 Ocak 1983’te Ankara Merkez Kapalı Cezaevi’nde asılarak idam edildi.)

                   

 

Paris’te Türk Hava Yollarını bombalayan örgüt üyelerine 30 ay ceza verilmiştir. 1983 Temmuz’unda gerçekleşen Orly Havaalanı katliamında 8 kişi ölüp 52 kişi yaralanmıştır.( Olayda patlatılan bomba ile ikisi Türk, dördü Fransız, biri Amerikalı ve biri İsveçli olmak üzere sekiz kişi ölmüştür, 28’i Türk, 55 kişi de yaralanmıştır.(Çanta içine eklenmiş bomba havalimanının kalabalık güney garında yerleşen THY’nin bürosunda patlamıştır. Olayda üç kişi hemen ölmüş, beş kişi ise olaydan sonra hastanede ölmüştür. Bomba sadece yarım kilo semtex plastik patlayıcı maddesinden yapılmıştır, ama üç portatif gaz balonuna bağlı olması sonucunda kurbanlar geniş yanıklara maruz kalmıştır. Olayla ilgili Fransız polisi 29 yaşındaki Suriyeli Ermeni Varujan Garabedyan’ı  tutuklamıştır.

                    

(Créteil’de yapılan mahkeme sırasında, Garabedyan önceki itirafını inkar etmiştir. Fakat 3 Mart 1985 tarihinde suçlu bulunmuş ve ömür boyu hapis cezasına çarptırılmıştır. 17 yıl hapiste kaldıktan sonra 2001’de Ermenistan’a sınırdışı edilmek şartıyla tahliye olmuştur.Erivan Belediye Başkanı Robert Nazaryan, Karabetyan’a iş ve ev verileceğine söz vermiştir. Erivan’da Karabetyan Ermenistan Başbakanı Andranik Markaryan tarafından kabul edilmiş ve Markaryan, Karabetyan’ın serbest bırakılmasından dolayı mutluluk duyduğunu belirtmiştir. Karabetyan 29 Ocak 2019’da 64 yaşında ölmüştür.)

Sanık kendisinin ASALA örgütünün Fransız bölümünün başkanı olduğunu söylemiş ve bombayı Orly Havalimanına yerleştirdiğini itiraf etmiştir. Saldırıdan önce havalimanına gelen Garabedyan, yolcuların birine valizlerinin fazla olduğunu söylemiş ve yolcuya 65 dolar vererek çantasını bagaj kontrolünden geçirmesini istemiştir. Paris’ten İstanbul’a giden THY’nin uçağında, uçak havada iken patlayacak bomba zamanından önce bagaj rampasında patlamıştır. Garabedyan bombanın Ermeni kökenli Türkiye vatandaşı Ohannes Semerci’nin Villiers-le-Bel’deki evinde hazırlandığını itiraf etmiştir.Bombayı gaz balonlarına bağlaması şüphesi üzere başka bir Ermeni kökenli Türkiye vatandaşını, 22 yaşındaki elektronik uzmanı olan Nayir Söner’i  polis bir süre sonra Marsilya’da hapsetmiştir.

MEHMET BAYDAR 27 Ocak 1973 tarihinde 78 yaşındaki Amerikan uyruklu Ermeni Gürgen Yanıkyan tarafından Biltmore Oteli’nde Bahadır Demir ile birlikte öldürüldü. Kendisini İran asıllı olarak tanıtan, elinde Osmanlı sarayından kaçırılmış bir tablo ve bir hatıra banknot bulunduğunu ve bunu Türkiye’ye armağan etmek istediğini bildirerek, Baydar ve Demir’i Santa Barbara’daki Baltimore Oteli’ne davet eden Yanıkyan, iki diplomatı ateş ederek öldürdü. Baydar olay yerinde, Demir kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.Cinayetten sonra tutuklanan ve müebbet hapis cezasına çarptırılan Yanıkyan, 31 Aralık 1984 tarihinde af ile serbest bırakıldı ve iki ay sonra öldü.

 

 

 

 

 

 

Kemal ARIKAN ;28 Ocak 1982 sabah saat 09.40 civarında, işe gitmek üzere arabasına bindi. Koruması veya polisi yoktu ve Ford marka, 1975 model, beyaz arabasını kendisi kullanıyordu. Evinin 100 metre kadar ilerisindeki kavşakta durduğunda, pusuda bekleyen 19-20 yaşlarında iki kişi arabaya yaklaştı ve biri ön camdan, diğeri kapı penceresinden olmak üzere arabayı kurşun yağmuruna tuttu. Vücuduna 14 kurşun isabet eden Arıkan olay yerinde yaşamını yitirdi. Katiller yakında bekleyen beyaz bir arabaya binerek uzaklaştılar. 3 Şubat 1982’de Los Angeles’ta yapılan törenin ardından cenazesi 4 Şubat’ta Ankara’ya ulaştı. 5 Şubat günü Ankara’da resmi tören yapıldı ve naaşı 6 Şubat’ta İstanbul’daki Aşiyan Mezarlığı’nda toprağa verildi.Arıkan’ın koruma istemesine rağmen Los Angeles polisinin bunu gerçekleştirmediği ortaya çıktı. Suikasti Ermeni ESAK (JCAG‐ARA) örgütü üstlendi. Katillerden Krikor Saliba Lübnan’a kaçtı, diğer katil Hampig Sasunyan aynı gün yakalandı ve yargılandığı dava sonucunda 18 Ocak 1984 tarihinde “afsız ömür boyu hapis” (“life imprisonment without parole”) cezasına çarptırıldı

        

DANIŞ TUNALIGİL ;22 Ekim 1975 tarihinde masekli üç ESAK militanı, Viyana Büyükelçiliği önündeki güvenlik görevlisini öldürerek büyükelçinin ofisine girdi. Daniş Tunalıgil ile karşılaşan militanlar ona büyükelçinin kim olduğu sorusunu sordular. Tunalıgil de kendisi olduğunu söyleyince saldırganlar otomatik silahlarıyla Büyükelçinin üzerine ateş açtılar. Tunalıgil, olay yerinde yaşamını yitirdi. Militanlar ise bir araca binerek hızla büyükelçilikten uzaklaştılar.Eylemleri gerçekleştiren militanların kimlikleri belirlenemedi. Viyana’da 25 Ekim 1975 günü yapılan cenaze töreninden sonra Tunalıgil’in naaşı aynı gün Ankara’ya götürüldü. 27 Ekim günü Dışişleri Bakanlığı binasında başlayan cenaze merasimi, Maltepe Camii’nde kılınan öğle namazıyla sona erdi. Etimesgut havaalanından İstanbul’a taşınan cenaze, 28 Ekim 1975 tarihinde Karacaahmet Mezarlığı’na defnedildi.

 

İSMAİL EREZ ;24 Ekim 1975 tarihinde makam şoförü Talip Yener ile büyükelçilik yakınlarındaki “Bir Hakeim Köprüsü” çıkışında ASALA tarafından pusuya düşürülerek öldürüldü.Otopsi sonucunda beş kurşun yarası alarak öldüğü belirlendi. Zincirlikuyu Mezarlığında toprağa verildi. Suikastı gerçekleştirenler bulunamadı. Sonradan bir şüpheli gözaltına alındı ve delil yetersizliğinden serbest bırakıldı.

 

Ekim 1975’te Beyrut Büyükelçiliği Başkatipliğine atanan  Oktar Cirit, 16 Şubat 1976 tarihinde Beyrut’ta bir oyun salonunda, arkasından susturuculu tabancayla yakın mesafeden ateş edilmek suretiyle öldürüldü. Saldırgan dışarıdaki bir arabaya binerek uzaklaştı. Cinayeti ASALA üstlendi. 19 Şubat günü Beyrut Büyükelçiliği binasında düzenlenen cenaze merasiminden sonra naaşı Ankara’ya nakledildi.

                        

 

TAHA CARIM ;9 Haziran 1977 tarihinde evinin önünde arabasından inerken ASALA mensubu, “uzun boylu, esmer ve genç” bir kişinin saldırısında iki kurşunla sırtından ve çenesinden vuruldu. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı fakat kurtarılamadı. 14 Haziran günü Roma’da gerçekleştirilen cenaze merasimi sonrasında naaşı Ankara’ya nakledildi ve buradaki şehitliğe resmi törenle defnedildi.Katil bulunamadı ve Roma Savcılığı’nın yürüttüğü soruşturma 30 Haziran 1978 tarihinde kapatıldı.

 

1978 yılında  Madrit Büyükelçimiz Zeki Kunerapl’e  düzenlenen suikastta  eşi Necla Kuneralp, eniştesi, emekli büyükelçi Beşir Balcıoğlu ile makam şoförü Antonio Torres, ASALA’nın 3 üyesinin ateş açması sonucu hayatlarını kaybettiler. Zeki Kuneralp saldırı sırasında olay yerinde olmadığı için sağ kurtuldu.

 

12 Ekim 1979 ‘da Hollanda Türk Büyükelçisi Özdemir Benler’in 27 yaşında ki oğlu Ahmet Benler kırmızı ışıkta aracında dururken vuruldu. Olayı hem JCAG hem de ASALA adlı Ermeni Terör örgütleri üstlendi.

 

22 Aralık 1979 ‘da Fransa Türk Büyükelçiliğinde Turizm ataşesi olarak görev yapan Yılmaz Çolpan Champs Elysees’te kalabalığın ortasında öldürüldü.

                      

 

31 Temmuz 1980’da Gezintiden ve akşam yemeğinden dönen aile, evlerine yaklaştıkları sırada arabalarına yaklaşan ve susturuculu tabanca taşıyan bir şahsın saldırısına uğradı. 40 yaşındaki Galip Özmen olay yerinde, 14 yaşındaki Neslihan Özmen ise ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede 3 Ağustos günü hayatlarını kaybettiler.Galip Özmen’in 38 yaşındaki eşi Sevim ve 17 yaşındaki büyük oğlu Kaan yaralandı, 13 yaşındaki küçük oğlu Alper ise yara almadı.O dönemki Yunanistan başbakanı Yorgo Rallis saldırıdan duyduğu üzüntüyü belirtti. Yunan polisi saldırıyla ilgili olarak 100’e yakın kişiyi gözaltına aldı, fakat katilin kimliği tespit edilemedi. Atinada ki Türk Büyükelçiliğinde idari ataşe olarak görev yapan Galip Özmen ve ailesi araç içinde saldırıya uğradı. Saldırıda Galip Özmen ve 14 yaşında ki kızı Neslihan Özmen katledildi.

 

ŞARIK ARIYAK ; 17 Aralık 1980 günü saat 09.45’te evinden işe gitmekte olduğu sırada arabasına yanaşan motosikletli iki kişi tarafından vurularak  koruma polisi  Engin Sever ile birlikte  öldürüldü. 24 Aralık günü Sidney’de düzenlenen cenaze merasiminin ardından Arıyak’ın naaşı ertesi gün Ankara’ya ulaştırıldı. 26 Aralık’ta Ankara’da düzenlenen tören sonrasında Cebeci Asri Mezarlığı’nda toprağa verildi. Avustralya makamları 23 Mart 1983’te sanıksız yapılan tek duruşmada soruşturma dosyasını “faili meçhul” olarak tanımlayarak kapattı.

           

 

Yerel saatle 12:45’te, üç kişi oldukları anlaşılan saldırganlar Paris’teki Bastille meydanı yakınında, o sırada araçlarına binmek üzere olan Reşat Moralı ve Tecelli Arı’ya yirmi el ateş ettiler. Reşat Moralı sırtından aldığı dört kurşun darbesiyle olay yerinde hayatını kaybetti. Başından ve göğsünden yaralanan Tecelli Arı ise kaldırıldığı Val de Grace Hastanesi’nde hayatını kaybetti. İki memurun yanında bulunan Anadolu Bankası Paris Temsilcisi İlkay Karakoç ise yara almadan kurtuldu. Paris’in 11. bölgesinde meydana gelen saldırıyı ASALA üstlendi. Olay sonrası AFP’yi arayan kimliği belirsiz kişiler Türkiye’deki sözde Ermeni toprakları Ermenilere verilene kadar saldırılara devam edeceklerini söylediler.Moralı ve Arı’nın cenazeleri 11 Mart günü Ankara’ya getirildi ve burada yapılan törenin ardından Moralı İstanbul’da, Arı da İzmir’de toprağa verildi.

 

Cenevre Başkonsolosluğu Sekreteri Mehmet Savaş Yergüz, 9 Haziran 1981’de mesai bitiminde başkonsolosluktan çıkıp evine yürürken ASALA mensubu terörist Mardiros Jamkochyan tarafından sokak ortasında vurularak şehit edildi.-

                

 

24 Eylül 1981 tarihinde ASALA terör örgütüne bağlı 4 terörist, Fransa’nın başkenti Paris’teki Türkiye Paris Başkonsolosluğu ve Kültür Ataşeliği’nin bulunduğu binaya giriş yaptı. Güvenlik görevlilerini etkisiz hale getiren teröristler, toplamda 56 kişiyi rehin aldı. Yapılan saldırıya müdahale etmek isteyen güvenlik görevlisi Cemal Özen, teröristler tarafından şehit edildi. Rehineler arasında bulunan bir Türk kızı, saldırganlardan birinin tacizine uğradı ve olay yerinde bulunan 3 yaşındaki bir bebek yaralandı.Türkiye’deki 12 siyasi tutuklunun serbest bırakılarak Paris’e getirilmesini isteyen ancak istekleri kabul edilmeyen teröristler, 15 saat sonra polise teslim oldu. Yapılan bu saldırı, Türk diplomatlara Paris’te yapılan 4. silahlı saldırı olarak kayıtlara geçti. 948 yılında doğan ve saldırının üç gün öncesinde eşi bir erkek çocuk dünyaya getiren Cemal Özen’in naaşı, 3 Ekim günü Paris Büyükelçiliği önünde düzenlenen törenin ardından Ankara’ya nakledildi. 5 Ekim’de Ankara’da devlet töreni gerçekleştirildi ve Özen, Ankara Cebeci Polis Şehitliği’nde toprağa verildi. Saldırı sonrası devamlı Fransa’da Türklere karşı saldırı düzenlenmesi nedeniyle Türkiye, Fransa’yı bir kez daha uyardı. Fransa saldırıyı kınadı. ASALA’nın üstlendiği saldırıyı gerçekleştiren 4 Ermeni (Vasken Sako Sesliyan, Kevork Abraham Gozlian, Aram Avedis Basmadjian ve Agop Abraham Joflian) tutuklandı. Dava süreci Ocak 1984’e kadar uzadı. Fransa Cumhurbaşkanı François Mitterand, 6 Ocak 1984 günü Vienne şehrinde Ermenilerin soykırım iddialarına olumlu yaklaşan açıklamalar yapınca, süren davayı etkilemeye çalışmakla eleştirildi. Davada karar 30 Ocak 1984’te açıklandı ve sanıkların hepsi 7 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Türkiye Dışişleri Bakanlığı cezanın azlığını kınadı. Suçlulardan Aram Avedis Basmadjian, 13 Nisan 1985 günü hücresinde asılı bulundu. 5 Ağustos 1986’da diğer 3 terörist hapis sürelerinin dolumuna 2 yıl kala serbest bırakılarak Lübnana deport edildiler. Onlardan ikisi daha sonra Ermenistana taşındı.

                         

 

İşe gitmek üzere aracına binen Türkiye’nin Boston Fahri Başkonsolosu Orhan Gündüz’e yakınından geçen bir araçtan otomatik silahlarla ateş edildi. 2 Saldırgan tarafından ortaklaşa yapılan saldırıda alnına ve çenesine 3 mermi isabet eden Gündüz olay yerinde hayatını kaybetti. Saldırının ardından görgü tanıklarından sağlanan bilgiler ışığında saldırganın robot resmi çizildi. FBI bölge sorumlusu Gillgan tarafından yapılan cinayet soruşturmasında çok sayıda Ermeni vatandaşın yaşadığı ev arandı ancak saldırganın izine rastlanmadı.

               

 

7 Haziran 1982’de Büyükelçilikten aracıyla çıkan Erkut Akbay’a kırmızı ışıkta durduğu sırada yakınından geçen bir arabadan ateş açıldı. Arka arkaya şöfor mahalline ve yan koltuğa ateş eden kimliği belirsiz saldırganlar Erkut Akbay ve aynı otomobilde yan koltukta oturan eşi Nadide Akbay’ı hunharca katletti.

 

27 Ağustos 1982 günü, sabah saatlerinde aracıyla yolda olan Albay Altıkat, kırmızı ışıkta durduğu esnada, yanına yaklaşan bir araçta bulunan iki kişiden biri arabadan inerek Altıkat’a aracının sağ ön penceresinden ateş etti. 11 merminin isabet ettiği Altıkat olay yerinde hayatını kaybetti. Saldırganlar arabayla uzaklaştılar. Suikastin sorumluluğunu Ermeni örgütü ESAK üstlenmiştir. Bu olay, böylesine şiddet olaylarına hiç alışık olmayan Kanadalıları derinden sarsmış ve Başbakanlık tarafından şiddetle kınanmıştır.

                     

 

Türkiye’nin Burgaz Başkonsolosluğu İdari Ataşesi Bora Süelkan, kentteki evinin önünde pusu kuran ASALA teröristlerince 9 Eylül 1982’de öldürüldü. Katil, Süelkan’ı sırtından vurduktan sonra, olay yerine cinayette kullanılan tabancanın yanı sıra bir eldiven ve üzerinde terör örgütünün isminin yazılı olduğu bir not bırakmıştı.

                   

 

Türkiye’nin Belgrad Büyükelçiliği binası yakınlarında 9 Mart 1983’te ASALA terör örgütü mensubu iki saldırgan tarafından Büyükelçi Ahmet Galip Balkar’a otomatik silahlarla saldırı düzenlendi. Balkar olay yerinde hayatını kaybetti. Saldırganlar Kirkor Levonyan ile Raffi Aleksandr, 9 Mart 1984’te yakalanmış ve yirmişer yıl hapse mahkum edilmişti.

           

 

Brüksel Büyükelçiliği İdari Ataşesi Dursun Aksoy, 14 Temmuz 1983 tarihinde saat 10.10’da Franklin Roosevelt Bulvarı’ndaki evinin önünde Ermeni terör örgütü ASALA’nın silahlı saldırısına uğrayarak şehit edilmişti.

             

 

 

Simon Yahneyan (21), Sarkias Aprahamyan (21), Vatch Navar Tagihityan (19), Strak Onnik Agaminyan (19) ve Ara Hosvel Harvikyan (20) adlarında 5 Ermeni, 27 Temmuz 1983 günü saat 10.25’te Lizbon’da bulunan Türk Büyükelçiliği kançılaryasına silahlarla saldırdılar. Maslahatgüzar Yurtsev Mıhçıoğlu ve iki koruma görevlisi, saldırganlara ateşle karşılık verdiler ve saldırganlardan birini öldürdüler. Bunun üzerine diğer dört kişi, kançılarya yerine Büyükelçilik konutuna yöneldiler. Konuta giren saldırganlardan ikisi, Maslahatgüzar Mıhçıoğlu’nun birinci katta bulunan eşi Cahide (42) ve oğlu Atasay’ı (16) rehin aldı, diğer iki saldırgan da giriş ve çıkışları tuttu. Konuta patlayıcılar yerleştirmeye başlayan saldırganlar, kendilerine müdahale edildiği takdirde binayı havaya uçuracaklarını söylediler. Maslahatgüzar Mıhçıoğlu’nun yerel makamları bilgilendirmesi ve Portekiz Hükümetinin verdiği acil onay üzerine Özel Harekat Timi saat 13.00 itibarıyla konutun etrafını sardı ve kısa süre içinde binaya girdi. İçeride silahlı çatışmanın başlamasının ardından saat 13.15’te binada patlama meydana geldi. Saldırganların tamamı bina içinde öldürülürken, Portekizli polis memuru Manuel Pacheco da hayatını kaybetti. Patlama nedeniyle çıkan yangında yaralanan ve güvenlik güçleri tarafından bina dışına çıkarılan Atasay Mıhçıoğlu hayatta kalırken, Cahide Mıhçıoğlu kaldırıldığı Lizbon San Jose Hastanesi’nde yaşamını yitirdi. Yaşanan saldırıda Maslahatgüzar Yurtsev Mıhçıoğlu’nun sol el bileği kırıldı, sol ayak kemiği çatladı ve vücudunun birçok yerinde yanıklar oluştu. Atasay Mıhçıoğlu’nun ise sol bacağındaki kemikler, et ve adaleler parçalandı, sol kalçasında kırıklar oluştu, sol kolunda kırık ve yanıklar meydana geldi. Eşinin yandığını gören maslahatgüzar Yurtsev Mıhçıoğlu, olayı şu sözlerle anlatır:

Fakat yanına vardığımda hareketsiz bulunan eşimi taşımak üzere sırtıma kaldıramadım. Yanmıştı. Onu tuttuğum zaman ellerim de yandı. Alevler her tarafımızı kaplamıştı. Tek çare olarak kendini bilmez durumda bulunan takriben iki metre olan yükseklikten merdiven üstüne kaydırarak atmak ve bilahare kendimi de o kanalla kurtarmak yolunu seçtim. Ve eşimi Allah’a sığınarak aşağıya bıraktım. Arkasından ben de atladım…” 

Saldırıyı, Ermeni Devrimci Ordusu (ARA) üstlendi. Örgüt, saldırganların öldürülmesi nedeniyle Portekiz Başbakanı Mário Soares’i ölümle tehdit etti, fakat tehdit gerçekleşmedi. Cahide Mıhçıoğlu’nun naaşı 9 Ağustos günü Türkiye’ye nakledildi. 11 Ağustos 1983 tarihinde Ankara’da gerçekleştirilen devlet töreninin ardından Cebeci Asri Mezarlığı’nda bulunan Dışişleri Şehitliği’ne defnedildi. Saldırıda hayatını kaybeden Portekizli polis memuru Manuel Pacheco için Türkiye’nin Lizbon Büyükelçiliği’nde 30 Eylül 1983 tarihinde anma töreni gerçekleştirildi. Törene Pacheco’nun eşi Margarita Pacheco ve saldırıda yaralanan güvenlik görevlisi Abilio Ferreira da katıldı. Yaralı olarak kurtulan Maslahatgüzar Yurtsev Mıhçıoğlu, bu olaydan bir ay sonra Sakarya’da geçirdiği trafik kazası sonrasında kaldırıldığı Ankara Gülhane Askeri Hastanesi’nde 4 Ekim 1983 günü hayatını kaybetti.

              

 

 

28 Nisan 1984 tarihinde İran-Tahran Büyükelçiliğimiz de görevli sekreter Şadiye Yönder’in eşi İşadamı Işık Yönder, evden işe giderken eşinin de bulunduğu araç seyir halindeyken, evlerine yakın bir noktada Ermeni terör örgütü ASALA’nın motosikletli  teröristleri tarafından pusuya düşürülür ve bu kalleş saldırıda hayatını kaybeder. İran makamları, bize yapılan saldırılara karışan Ermeni çevrelere dair hiç bir bilgi vermedi, notalarımızı cevapsız bıraktı. O dönemde Tahran’ı bir kaç kez ziyaret eden Dışişleri Bakanı rahmetli Vahit Halefoğlu’nun tüm ısrarlarına rağmen İran Dışişleri ülkesinde teröre karışan çevreleri korumayı tercih etti. Olayın ardından ASALA “Aynı kader Turgut Özal’ın da başına gelecektir” şeklinde açıklama yapmıştı.

 

20 Haziran 1984 tarihinde, Türkiye’nin Viyana Büyükelçiliği Çalışma Ataşesi Erdoğan Özen, 12. Bölge Rückengasse 4/8 sayılı evinin karşısında bulunan dinlenme parkının kaldırımındaki W 339.259 plakalı otomobiline bindi. Her gün geçtiği yolları takip edip takriben 08.40 civarında Prinz Eugen caddesinden Theresianumg Sokağına döndü. Aracını park ederken ASALA’nın yerleştirdiği bombanın patlaması üzerine Erdoğan Özen hayatını kaybetti.

 

Viyana’da Birleşmiş Milletler Teşkilatı’nda (BM) bir Tük diplomat olarak hizmet veren Evner Ergun, 19 Haziran 1984’te “Ermeni Devrimci Ordusu”nun otomobiline koyduğu bomba ile öldürüldü.

 

Atina Basın Müşavirliği Basın Ateşe Yardımcısı Çetin Görgü, 7 Ekim 1991 tarihinde ASALA tarafından gerçekleştirilen hain saldırıda şehit oldu. Görgü hayatını kaybettiğinde henüz 28 yaşında ve 33 günlük evliydi. Tetikçisi Hristodulos Ksiros, olaydan tam 24 yıl sonra Atina’ya 40 kilometre mesafedeki sahil kasabasında yakalandı.

                      

 

Bağdat Büyükelçiliği İdari Ataşesi  Çağlar Yücel 11 Aralık 1993 Cumartesi günü otomobiline yapılan silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti ve yanında bulunan haberleşme teknisyeni Hüseyin Kerimoğlu da yaralandı.

 

 

Yakın tarihimizde yaşanan bu olaylar tüm Halkımızı derinden yaralamıştır.Asala Terör örgütünün çocuk-kadın -yaşlı-genç demeden ,kalleşçe ve hunharca işlediği bu cinayetleri tüm dünya görmezden gelerek Ermeni soykırımından bahsetmeye devam ediyor.

Türk milleti olarak şehitlerimizi rahmetle anıyor, eli kanlı katilleri lanetle kınıyoruz.

 

İzzet Oben ÇÜRÜK

 

Devam edecek…..

 

 

Please follow and like us:
error

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.