Kayıt ol
Şifreniz Mail adresinize gönderilecektir.

1800’lü yıllarda ortaya çıkan kışkırtmalar,tahrikler neticesinde Fransa Büyük Elçiliğinin arabuluculuğuyla II.Sultan Mahmut Ermenileri tek bir topluluk olarak kabul etmiş 1831’de H.Çukuryan Ermeni Patriği tayin edilmiştir. Geliştirilen politikalar sayesinde , Ermeniler  bütün İl’lerde kültür kurumları açıyor,çok sayıda gazete ve dergi yayınlıyor,toplu halde şikayette bulunup-uygulamaya geçirebiliyor,ekonomik açıdan en iyi yaşam şartlarını elde edebiliyorlardı.Hükümetin destek ve teşvik yardımlarının yanı sıra Ermeni yetimler evi,Ermeni Genel Meclisi tesisi,Ermeni kuruluşları için resmi tahsisat ayrılıyordu.En önemlisi Patrikhane’nin senelik bütçe açığı bile devletin kasasından gideriliyordu.Bunlara rağmen Rusya’daki Ermeni fikir adamları ve yazarlarının çıkardığı kitap,dergi ve broşürlerde Osmanlı Ermenileri Türklere karşı kışkırtılıyordu.Bu durum kısa zamanda Türkiye’deki Ermenilere de sıçradı.

Diğer taraftan Gregoryen Ermeni Kilisesi (Rusya) 20.yy.  başlarında kurulan Ermeni Taşyaksutyun Teşkilatına karşı büyük davalar açmış,özel ve tüzel kişilere ait Ermeni mallarını satmış,idari suçlamalarla sürgün ve techir’e zorlamıştır.Ermeniler Ruslaştırılma metodlarına tabii tutulmuştur.

1878 Osmanlı-Rus savaşında Varjabetyan Patrik seçilmişti.Bu şahıs ve oluşturulan heyet Rus Çarı Nikolay’a bir muhtıra vererek Osmanlı Devleti’ni şikayet ederek,Doğu İllerinde Rus kontrolü altında bir Ermenistan Devleti kurulmasını istemişlerdi.Bağımsız Ermeni istekleri 1879’da  Bab-ı Ali’ye yaptıkları Erzurum Vilayetinin Islahı projesiyle başlar.

Bu projede ; Vali seçimlerinde Patrikhane’nin fikrinim alınması,Vali tayinlerinde –değişikliklerinde Patrikhanenin onayının alınması,Kaymakam tayinlerinin Vali onayıyla yapılması,Defterdar-Tapu Müdürü ve Gelir müdürü Türk ise yardımcısının Ermeni,Ermeni ise yardımcısının Türk olması,Tarım-Sanat-Eğitim ve öğretim işlerine bakmak için yetkili bir makamın oluşturularak,bu makamın başına getirilecek memur konusunda Patrikhanenin onayının alınması,İl idare meclisinin yarısının Türk-yarısının da Ermeni olması ve bu meclsi üyelerinin her yıl yarısının değiştirilmesi,İl merkezinde Patrikhanenin izniyle bir istinaf mahkemesinin kurulması ve üyelerinin yarısının Ermeni olması,Jandarma teşkilatının yarısının Ermeni olması ve bu binbaşı ve albayların Avrupalı olması,Hristiyanların hukukunun  şer’i mahkemelerde görülmemesi,Aşiretlerin dağıtılarak Ermenilere silah verilmesi,Türk ve Türkmenlerin Ermeni köylerinden çıkarılarak uzak yerlere gönderilmesi,Askerleri halkın içinde oturmamaları ……vs  gibi azgınca ve küstahça istekleri kapsamaktaydı.(Bu istekler Ermeniler tarafından Belin antlaşmasına koydurulan  61.maddesinnin bir sonucudur)

Ermeni gençlerinin yetiştirilmeleri,Avrupa ülkelerinde okutulmaları,onların milli şuurla ve Hristiyan taassubu ile şartlandırılmalarına sebep oldu.Müslümanları ve Yahudileri Hristiyanlaştırmak için Türkiye’ye gelen Amerikan misyonerleri de bunda başarılı olamayınca yerli Hristiyanların arasına girerek ,Türk aleyhtarı faaliyetlerde bulunmaya başladılar.19.yy.’da Osmanlı Devletinin Ermeni Protestan Kilisesi’ni tanımış olması Amerikan misyonerlerinin amaçlarına ulaşabilmek için daha rahat çalışmalarını sağlamıştır.İstanbul Robert Koleji ,Hristiyan papaz Dr.S.Hamlin tarafından Türklüğü yok etmek,Hristiyanlığı yaymak için kurulmuş,ilk olarak Ermeni Keşiş Okulunun bir dairesinde ihtilalci öğretime başlamıştır.Fransız Yahudileri tarafından finanse edilen bu okuldan Bulgar ihtilalini sağlayanlarla ,bir çok Ermeni mezun olmuştur.

                             

İlk Amerikan misyonerinin geldiği Gaziantep’te de  kurulan bir fakülte ve Amerikan Kolejinde faaliyetler sürdürülüp milliyet duygusu ve Türk düşmanlığı aşılanıyordu.Bununla birlikte 1879’dan itibaren Fransız misyonerleri de faaliyete geçmişti. İlk kez 1847’de açılan Ermeni okulunu,17 adet Ermeni okulu daha takip etmiştir.1900’lerin başında 9 Türk okuluna karşılık 20 azınlıkların okulu bulunuyordu.Türkler ,Kurtuluş savaşında asırlardır bir arada yaşadıkları Ermenilerden hançer yemiş,Amerikan Koleji Fransız işgal kuvvetlerinin karargahı yapılmıştır. İstatistiklere göre 1870’lerde Türkiye’de ortalama 500 Ermeni okulun var olduğu görünmektedir.1900’lerde ise Ermeni lere ait  okul sayısı 2500’leri bulmaktaydı.

1.Dünya savaşından itibaren çatırdayan İmparatorluktan bir Ermenistan çıkarmayı hedefleyen Ermeni ve Batılılar Rusya’dan bolca silah ve cephane getirterek Erzurum’da Sansaryan mektebi ile kiliselerde saklamaya başladılar.

Ermeni okullarında Türk düşmanı komiteciler öğretmenlik yapıyordu.Bu komiteci öğretmenler önce 5 yaşından büyük bütün Türk’lerin katledilmesini ,sonra da 5 yaşından küçük çocukların tehlike olabileceğini düşünerek 2 yaşına kadar olan bütün Türk’lerin kesilmesine karar veriyorlardı.(Tesavir ve Vesaik albümü-Haklen Zave )

Okullarda okutulan kitap-dergiler,Ermeni yazar ve şairlerin yazdığı kitap ve şiirler hep isyan,Ermeni milliyetçiliği,kin,nefret,düşmanlık üzerineydi.

Bu sırada Türkiye’nin doğusunda Ermenistan kurmak ,Rus ve İran Ermenileriyle birleştirmek hayaliyle kurulan Ermeni Hınçak komitesi,

                     

Kilikyayı yükseltmek için kurulan Ermeni Hayırseverler Cemiyeti  ve Fedakarlar Cemiyeti,aynı amaçlarla kurulan Ermeni Müttehit Cemiyeti altında toplananlar,Rusya’da Tiflis’te bulunan Genç Ermenistan ve Türkiye’deki Hınçak’ı birleştirmek için kurulan Taşnaksutyun  Komitesi boş durmuyordu.

Taşnaksutyun; Türkiye’ye çeteler sokuyor,Ermenileri silahlandırıyor ve silah eğitimi verdiriyor,genel isyanlar çıkarıyordu.Aynı zamanda Makedonya komitecileriyle de işbirliği yaparak,Bulgar’lara  Türkiye’de kullanılacak olan bombaları yaptırıyordu.Türkiye’den farklı görmedikleri Kafkas’ya da faaliyetler gösteren Taşnak’lar 1905’de Bakü’de  Türk mahallerinde saldırılar ve suikastlar düzenleyerek çok sayıda Türk’ün ölümüne sebep olmuştur.

                      

 

Görüldüğü gibi; Batılıların verdiği destekler,Osmanlı’nın da verdiği imtiyazlar Ermenilerin rahat bir şekilde örgütlenmesine sebep olmuştur.Batılılar bir yandan Ermenilerin Anadolu’da örgütlenmesine yardımcı olurken,diğer yandan  Ermenilerin haklarına saldırıyordu.Osmanlı’da ise Ermenilere tavizler verilirken ,Ermenilerin Ruslara şikayetleri ile karşılaşılıyordu.Verilen tavizler Ermenilerin aşırıya giderek mantık dışı taleplerde bulunmasına yol açıyordu.

 

 

İzzet Oben ÇÜRÜK

 

Devam edecek….

Please follow and like us:
error

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.