Kayıt ol
Şifreniz Mail adresinize gönderilecektir.

Yeni Asya yazarlarından biri  şöyle bir açıklama yapıyor;

“İslâm’da faiz, kesin olarak haram kılınmıştır. Bir zaruret bulunmadıkça faiz almak da vermek de caiz değildir. İş kurmak veya genişletmek; ev, araba satın almak üzere kişi, kuruluş veya bankalardan alınan faizli krediler de bu kapsamdadır ve caiz değildir.“TOKİ aracılığıyla devreye alınan son uygulama ise devletin, alt veya orta gelirli vatandaşlarına yönelik olarak ürettiği bir sosyal konut projesidir. Bu projede, peşinat haricindeki tutar, kamu bankaları vasıtasıyla kredilendirilmekte olup devletin söz konusu borçlandırmadaki amacı, faiz geliri elde etmek değil, aksine ödeme güçlüğü içindeki vatandaşlarının ev sahibi olmalarına yardımcı olmaktır.“Bu itibarla, devlet TOKİ’nin bu uygulamasında başka bir yolla konut alma imkânı tanımadığından, belirtilen niyet ve amaçlar doğrultusunda söz konusu projeden yararlanmak caizdir.”Diyanet -kanaatimizce yanlış olarak bir parça zorlama yorum da içeren- bu ifadelerde “faiz caiz” dememiş ve diyemez de zaten. Ya da “zaruret var”, “bu sebeple” ve “bu halde” caiz de dememiş. Hatta Diyanet bu fetvasında faizi bazı alt türlere ayırıp “bu faiz” caiz de dememiş. Diyanet sadece “bu işlem faiz değil ve dolayısıyla caiz” demiş. Ama dolaylı olarak.Basına ne oluyor da “Diyanet faize fetva verdi” diyor?Kavram kargaşasından dolayı. Diyanet şöyle deseydi galiba daha anlaşılır bir şey söylemiş olacaktı: – Faiz ödünç sözleşmesinde yani nakit kredide olur. Ödünç verilen şeyin reel değerine ilâve edilen reel fazlalık faizdir ve haramdır. – Vadeli “yüz” verip vade sonunda “yüz on” alan, şeklen “on” faiz almış olur. Ama enflasyon yüzde yirmi iken yüze on ilâve alanın gerçek bir “fazlalık” almadığı ya da alamadığı da açıktır. Bunun caiz olup olmadığı ise ayrı bir konudur. – Bir daireyi, üreticisi ile birlikte hareket ederek finanse eden ve sonra alıcısına satan finansman aracısı (banka vb.) “nakit ödünç” vermiş değil, “mal satmış”tır. Caiz bir malı, rayiç fiyatından, peşin satmak da vadeli satmak da caizdir. -Vadeli mal satanın, caiz malın peşin fiyatına yüzde (%) üzerinden fiyat farkı eklemesi, o işi “faizli akit” ve/veya o satışı “haram satış” yapmaya yetmez. Bu akit halen de satıştır ve caizdir. – Özel sektörün kâr amaçlı daire/dükkân/araç vs. üretip faizsiz finansman aracıları yardımıyla ve “bağlantılı/üç bacaklı sözleşmeler” yoluyla taksitle satması caizdir.- Devletin (TOKİ’nin) sosyal amaçlı daire üretip ucuz vade farkı ile satması ise caiz olduğu gibi –hatta- lâzımdır.

Dini olarak bakılınca ;Buna benzer bir çok yazar daha “Yanlış anlaşıldı” kapsamında yazılar yazıyor.Yanlış anlama diye bir şey yok.Birileri pisliyor, birileri de sıvıyor.İş kurmak ve geliştirmek-Ev ve araba satın almak için alınan faizli krediler Günah,Toki’den alana Caiz.Ne demek bu ? Para satan kurumların(bankaların-gayri resmi tefecilerin) Devlet kurumu olması Günahtan çıkarıyor mu?  Sonucu oluşuyor.Faiz yasağı İslam’la başlamamıştır.Faiz yasağı Hristiyanlık ve Yahudilikte de vardı.Ancak Yahudiler;Tevrat’ı tahrif ederek Faizi kendi aralarında yasak sayıp,kendilerinden olmayanlara karşı serbest saymışlardı !

Siyasi olarak bakınca da ;Ülkemizde  2002 yılındaki rakamlara bakılırsa kiracı rakamı o dönemde 3 milyon 79 bin kişi olarak açıklanmıştı.2017 de 6 milyon hane ise oturduğu konut için kira gideri ödemek zorunda kalıyor.Yani o zaman zaruret konusu gündeme gelmeyip,bugün neden getiriliyor ?Ev sahibi olmak  zaruri bir konu  Burada faizin şu kısmı helal şu kısmı haram demekte maksat İslamiyeti zedelemek tahrif etmek mi ,geniş halk kitlelerinin sömürülmesini sağlamak mı? Diye soruyorsunuz  !

Ekonomik Olarak bakınca ; Türkiye’de ;sadece kredi kartı borcu yüzünden yasal takibe düşen 3 milyon vatandaş, kara listeye giren, temerrüde düşen ve icralık olan 12 milyon 500 bin kişi varken , Vatandaşın bankalara olan kredi ve kart borcu 542 milyar liraya ulaşırken, bankaların batık kredi miktarı da doludizgin artarak 139 milyar lirayı arken,1 Kasım ile biten haftada 2 milyar 612 milyon lira artarak 437 milyar 28 milyon liraya yükselirken, Söz konusu kredilerin 191 milyar 594 milyon lirası konut, 6 milyar 167 milyon lirası taşıt ve 239 milyar 267 milyon lirası ihtiyaç kredilerinden oluşurken,. Bankaların bireysel kredi kartı alacakları ise yüzde 2,1 artışla 114 milyar 457 milyon liraya ulaşmışken Ev ve araba almak içibn Dini alet edip,Allah’a sığınıp borca giren vatandaşın kafasını karıştırıp daha da borca sokmayın,Dinden çıkarmayın !

Sonuç Olarak biz aşağıdaki ayet-i Kerimeyi esas alıyor,yaşamımızı buna göre sürdürüyoruz.

Bakara  174: Allah’ın İndirdiği vahiyden, BAZI KISIMLARI GİZLEYENLER VE BUNU AZ BİR KAZANÇ KARŞILIĞI DEĞİŞTİRENLERE GELİNCE: onlar karınlarını ateşle doldururlar. Ve Kıyamet Günü Allah onlarla ne konuşacak, ne de onları arındıracaktır; ŞİDDETLİ AZAP ONLARI BEKLEMEKTEDİR.

 

 

 

 

İzzet Oben ÇÜRÜK

 

 

Please follow and like us:
error

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.