Kayıt ol
Şifreniz Mail adresinize gönderilecektir.

II.Abdülhamit döneminde Kürt aşiret kuvvetleri ve Hamidiye askerlerine karşı savaşmışlardır. Ermeni nüfusun yoğun olduğu bölgelerde Osmanlı İmparatorluğu’nun faaliyetlerinine karşı savaşmışlardır. 14 Kasım 1922 tarihli New York Times gazetesi, Birinci Dünya Savaşı’nda 200.000 Ermeni’nin İtilaf Devletleri ordularında veya İtilaf Devletleri tarafında savaşan bağımsız birliklerde savaştığını yazdı. I. Dünya Savaşı’nın sonunda Bogus Nubar Ermenilerin cesurca Ermeni davası için mücadele ettiklerini Paris Barış Konferansı’na dile getirir.Ocak, 1919, Boghos Nubar mektubunda müttefik orduları için Ermeni halkının katkısının özetini içerirken Ermeni milislerin güçlerinin 50.000 olduğunu söyler.

 

“Bizim gönüllüler Ermeni Lejyonu (Fransa)’da zafer kazanıp aslanlar gibi savaştı. Bu Fransız Ermeni Lejyonu’nunda onlar 5.000 kişi olarak Suriye ve Filistin cephesinde General Allenby tarafına katıldı  ve Fransız birliklerinin zaferlerinde katkıları var. Kafkasya’da, Kafkas Rus Ordusunda altında Tovmas Nazarbekian, Andranik, Nazarbekoff ve diğerleri ile İtilaf devletleri için dört yıldır savaşmışlardır, yaklaşık 50.000 Ermeni milis ve 150.000 Ermeni gönüllüsü hiç söz etmeden Rusya Devriminden sonra Kafkasya’daki tek kuvvet olarak Mütareke imzalanıncaya kadar Türklere karşı geldiler”

 

Şark Fatihi Kazım Karabekir’in kızı Timsal Karabekir ;

Babasının Erzurum dönüşünde Ermenilerin Türklere yaptığı zulmü görüp, “İleride Ermeniler bunların tersiyle Türkleri suçlayacaklar” dediğini aktaran Karabekir, “Aradan 101 yıl geçmiş, Kazım Karabekir o zamanlar bizim bugün yaşadıklarımızın uyarısını yapıyordu” diyor.

Babam derdi ki, aklı başında Ermeniler bana hiçbir zaman düşmanlık yapmadı. Bu acıları yapanlar daha çok Hınçak, Taşnak çete savaşçıları. Ermeniler giderken Ermeni başkomutanının Kazım Karabekir’e verdiği veda ve vaat mektubu var. Mektupta “Bundan böyle hiçbir Ermeni ne kötü nazarıyla ne silahıyla Türk’ün karşısına çıkmayacaktır” yazar. Ama Ermeniler sözlerinde durmuyor, daha sonra Azerbaycan’da Türklere yapılanlar onların ihanetlerinin bir delili.

Yeni açılmış olan TBMM’nin en önemli ilk anlaşması da Kazım Karabekir’in imzaladığı Gümrü Moskova ve Kars anlaşmalarıdır. Gümrü anlaşmasında babam, Ermeni baş delegelerle bir masada otururken, ufacık boyunuzla koca Osmanlı’ya nasıl karşı geldiklerini sorduğunda, “Aldatıldık paşam! Emperyalist devletler vaatlerde bulundular. Bütün doğuyu bize vaat ettiler. Aldatıldık. Serdeki isteklerimizi geri çekiyoruz ve anlaşmayı imzalıyoruz” diyorlar.

Bunun üzerine Gümrü’den sonra Moskova ve Kars anlaşmasıyla da bugünkü yol sınırlarımız çiziliyor. Yine babamın anılarında “Daha sonra Ermenilerle bir dostluk imzası attık ve Ermenilere çok yardımlarda bulunduk” yazar. Türklerden Ermenilere vagon vagon et, pirinç vs. gönderiliyor.

“Bizim yerimizde başka bir devlet ve hınç besleyen bir ordu olsaydı, Ermeni mevcudiyeti kalmazdı” diyor zaten babam. Ermeniler Kars anlaşmasını imzaladıklarında, bunun bir şükran borcu olduğunu ifade etmişlerdi. Aslında diasporanın yaptığı kepazelik, bugün Türkiye’de yaşayan Ermeni dostlarımızı, komşularımızı da çok rahatsız ediyor. Türkiye’yi vatan olarak bilmiş, burada yaşayan bir sürü Ermeni var.

Savaştan sonra babam 6 bin Türk yetime el uzatıyor. Bu sırada Ermenilerin de kimsesiz kalan evlatlarını, kendi evlatlarının arasına katmamakla beraber, Trabzon’da Amerikalıların açtığı yetimhanede onlara da babalık ediyor. O Ermeni çocuklar bir kara kalem çalışmasıyla Kazım Karabekir resmi yapıyorlar ve altına da eski yazıyla “Yetimler babası Kazım Karabekir Paşa Hazretleri, imza, Trabzon Ermeni yetimleri” yazıyorlar.

Kazım Karabekir anılarında ;

“Erzurum’a İstanbul kapıdan girdiğim zaman, halk gülerek beni karşılıyor. Dişlerini görecek yakınlıktayım. Ortada bir gayri tabiilik hissettim. Bu insanlar hiç kımıldamıyordu. Daha da yaklaştığım zaman dehşetle gördüm ki, her biri canlı canlı birer kazığa oturtulmuştu. Istıraptan kasılmıştı çehreler ve öyle can vermişlerdi. Allah benim gözümün gördüklerini dünya üzerinde hiçbir göze göstermesin.” Bunlar bizim canlarımızdı. Ermeniler tarafından Türkler kazığa oturtuluyor ve her biri öyle can veriyor. Biz yıllar yılı hiçbir şekilde bunları dile getirmemişiz. Ama Ermeni diasporası bize yapılanları sanki Türkler Ermenilere yapmış gibi senaryolar yazarak ortaya ‘sözde soykırım’ yalanını çıkartıyorlar. Ve ne acıdır ki hiç tarihimizi bilmeyen insanlar buna destek veriyor. Ne acıdır ki, Türk olduğunu söyleyen bir takım gafiller de buna destek veriyor. açıklamalarında bulunmuştu.

                    

Özellikle Taşnak, Hınçak çeteleri Osmanlı’yı sırtından vurmaya çalıştılar. 1923 yılında Ermenilerin başbakanı Ovanes Kaçaznuni Bükreş’te Ermeni meselesinin ele alındığı Taşnak Parti konferansında, Avrupalı delegasyonların huzurunda bütün gerçekleri şöyle açıklamıştı:

“İtilaf devletleri bizi hep Anadolu’da bir Ermenistan hayaliyle kandırdı. Bu boş hayale kapılarak Taşnak çeteleri kurup yedi cephede savaşan Osmanlı ordularına silah ve mühimmat götüren birliklere saldırdık. Sonuçta İtilaf devletleri verdiği sözü tutmadı. Biz de Osmanlı’ya ihanetimizin bedelini tehcir ile ödedik. Böyle yapmasaydık, belki de bu tehcir olayı başımıza gelmezdi.”

 

 

İzzet Oben ÇÜRÜK

 

Devamı gelecek …..

Please follow and like us:
error

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.